Windows’dan Kurtuluşumun 1. Yılı

Yaklaşık bir yıl kadar önce (Şubat 2011) farklı terminallerde (masaüstü, dizüstü, mini dizüstü vb.) kullandığım tüm işletim sistemlerinde değişikliğe gitme kararı almıştım. Bu karar 2005 yılından bu yana severek kullandığım Linux dağıtımı Ubuntu’ya kesin bir geçiş için verilmiş önemli bir karardı. Önemli bir karar diyorum çünkü hayatımın büyük bir bölümünü bilgisayar başında geçiren biri olarak kullandığınız işletim sisteminin bir anlamda tarzınızı da belirlediğini düşünüyorum.

Tüm iş akışlarınızı yeni bir işletim sistemine uyarlamak gerçekten kolay bir süreç değil. Bu tür değişim içine girmekten korkan bir çok kişi hayatı boyunca şikayet etse de kolay kolay sistem değişikliğine gidememekte. Bu süreçte benim en büyük yardımcım, açık kaynak kodlu sistemlere karşı olan inancım ve sevgim. Geçen 1 yıllık süreye baktığımda Windows işletim sisteminden kurtulmuş olmak bana birçok konuda avantajlar sağladı. İşte bu avantajlardan birkaçı:

  • 6 ayda bir ücretiz güncellenen bir işletim sistemine sahibim.
  • Hiçbir donanımla ilgili olarak sürücü aramak zorunda değilim.
  • Ticari lisanslarla boğuşmadan tüm yazılım ihtiyaçlarımı karşılayabiliyorum.
  • Virüs korkusu olmadan gönlümce İnternet’i kullanabiliyorum ve dosyalar üzerinde istediğim işlemi yapabiliyorum.
  • Kullandığım tüm yazılımların içinde ne var ne yok öğrenme şansına sahibim.

Yukarıda belirttiğim hususlar aklıma bir çırpıda gelenler, eminim düşündüğümde aklıma daha onlarca farklı kazanım gelecektir.

“Peki bu şekilde bir değişim ben nasıl yaparım?” diyorsanız, kısaca kendi tecrübelerimi aktararak bu soruya yanıt verebileceğimi düşünüyorum.

  1. Öncelikle kullandığınız işinize özel yazılımları tespit etmelisiniz.
  2. Bu yazılımların Linux’daki tercih ettiğiniz dağıtım üzerinde çalışıp çalışmadığını kontrol etmelisiniz. Göreceksiniz ki birçok yazılım halihazırda zaten Linux ortamında da mevcut ya da aynı işi göre muadilleri var. Bu aşamada birtakım çözümsüz yazılım ihtiyaçları da gündeme gelebilir. Bu gibi durumlarda belirli bir süre (çözüm bulana kadar) sanallaştırma imdadınıza yetişecektir.
  3. Donanım açısından sorun olmayacağını düşünsem de Windows’a dokunmadan Linux dağıtımınızın CD’dan çalışan ya da diskten çalışan versiyonları ile donanım testinizi yapmalısınız.
  4. Mümkün olduğunca “Bulutta” yaşamalısınız. Bu hem yazılımlara olan bağımlılığınızı azaltacaktır, hem de farklı işletim sistemleri ile çalışma ihtiyacınız olduğunda size zaman kazandıracaktır.

Ben yukarıda bahsettiğim süreci hemen hemen 3-4 kere yaşadım ve her seferinde yeniden Windows’a döndüm. Çünkü yeteri kadar hazırlık yapmamıştım ya da sistemlerin benim beklentilerimi karşılayacak kadar sağlam bir yapıya henüz kavuşmamışlardı. Ancak şu an rahatlıkla söyleyebilirim ki Ubuntu gibi yaygın bir Linux dağıtımı her seviyede bilgisayar kullanıcısını tatmin edebilir bir seviyede.

Sonuç olarak siz de işletim sisteminizi değiştirmek istiyorsanız ve kafanızda soru işaretleri varsa bu başlık altında konuyla ilgili görüşlerinizi paylaşabilirsiniz. Elimden geldiği kadarıyla yardımcı olmaya çalışacağıma emin olabilirsiniz.

Windows’dan Kurtuluşumun 1. Yılı” için bir yorum

Kendininkini ekle

  1. yazınızı keyifle okudum . Şahsi yorumum : dual-boot olarak ubuntu kullanılabilirim. Fakat tek başıma en azından benim için kullandığım yazılımlara baktığımda linux versiyonları ya yok , yada çok amatör kalmış artı sizin gibi sürekli bu geçişlerle uğraşıp her seferinde tıpış tıpış windowsa dönünce bir yorgunluk oluşmadı değil . O yüzden linux gönüllü bir girişim olarak takdire şayan olsa da avantajlara baktığımda ( hepsi windows ile de mümkün yeterki iyi bir kullanıcı olun) kesinlikle geçmeliyim dediğim hiçbirşey yok. Bulut konusunda haklısınız gelecek bulutta. Ubuntu’nun en sevdiğim şeyi kullanılan font , sağolsunlar onu da windows içinde yapmışlar ubuntu fontları ile windows 7 kullanıyorum şu an 😉 iyi çalışmalar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WordPress gururla sunar | Theme: Baskerville 2 by Anders Noren.

Yukarı ↑