Kütüphaneler ortadan kalktığında ne olur?

Bu soru (What happens when libraries disappear?) Creative Commons’ın bu haftaki e-posta bülteninin başlığıydı. Trump yönetiminin akıl almaz uygulamalarından biri olarak NASA’nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi’ndeki en büyük araştırma kütüphanesi kapatıldı. Çalışanlar işlerini ve 1800’lere kadar uzanan koleksiyona erişimlerini aniden kaybetmenin şokunu yaşadılar. Bu koleksiyonun büyük bir kısmı henüz dijitalleştirilmemiş durumda; kullanıcılar koleksiyona erişim sağlayamama riskiyle karşı karşıya.

Okumaya devam et “Kütüphaneler ortadan kalktığında ne olur?”

Kütüphane, Arşiv ve Müze Yöneticilerine Açık Mektup

Bu açık mektup Creative Commons Türkiye tarafından kütüphane, arşiv ve müzelerde bulunan kamu malı statüsüne sahip eserlerin kamunun erişimine açılması için yazılmıştır.

Kamu malı statüsüne sahip telifsiz eserlerin, tekrar telif sınırlaması ile kullanıma sunulması ya da arşivlenmesi toplumun kültürel mirasa erişiminin ve diğer katma değerli fırsatların yaratılmasının önünde önemli bir engel oluşturmaktadır. Bu konuda kamu kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, kütüphane, arşiv ve müzeler gibi tüm bellek kuruluşlarının dikkatine bu açık mektubu paylaşarak konuyla ilgili görüşlerini öğrenmek ve yapılan çalışmalar hakkında bilgi almak istiyoruz.

Okumaya devam et “Kütüphane, Arşiv ve Müze Yöneticilerine Açık Mektup”

Söyleşi: Yeni Kütüphane Konseptlerinin Başarısı

Goethe-Institut Istanbul’dan meslektaşımız Meltem Arun’un Kutup-L’de paylaştığı mesaj aşağıda yer almakta. Köln Şehir Kütüphanesi yöneticisi Dr. Vogt ile yapılan söyleşinin temelini şu an yürüttüğümüz “Herkes için Kütüphane” projesi kapsamında yapmaya çalıştıklarımız oluşturmakta. Kütüphanelerde yeni hizmetler geliştirmenin ne derece önemli olduğunu ve büyük bir etki yarattığını söyleşide gözlemleyebiliyoruz.

Değerli Kütüphaneciler,

Köln Şehir Kütüphanesi yöneticisi Dr. Hannelore Vogt bu söyleşisinde başarısının sırlarını açıklıyor. Kütüphanelerin bilgi sunan yerler olmanın ötesinde sosyal kaynaşmanın sağlandığı demokratik mekanlar olduğunun altını çiziyor. Yenilikçiliğin önemini vurguluyor. Kütüphanede sunulan imkanlarla, kullanıcıların sadece bilgi tüketicisi olmakla kalmayıp, kendi bilgi ve yeteneklerini paylaşabildikleri yaratıcı insanlara dönüştüklerini anlatıyor. Tabii ki tüm bunlar kütüphanecilerin projelendirdiği çalışmalar kapsamında yürütülüyor.

Söyleşiyi okumak için tıklaynız: https://www.goethe.de/ins/tr/tr/kul/mag/20731015.html  

Saygılarımızla,


Meltem Arun
Kütüphane ve Bilgi Hizmetleri
Goethe-Institut Istanbul

WordPress gururla sunar | Theme: Baskerville 2 by Anders Noren.

Yukarı ↑